Türkiye ekonomisinin geldiği noktada açıklanan veriler rezervlerin rekor kırdığı, enflasyonun düşüşe geçtiği ve piyasaların ise güven tazelediği yönünde.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) yayımladığı bilgi notunda, Türkiye’nin ekonomisinin son durumu grafiklerle gözler önüne serildi.
Resmi kaynakların verilerine göre; Türkiye ekonomisi, uygulanan ekonomi programı sayesinde iç ve dış şoklara karşı güçlü bir dayanıklılık sergiledi. Rezervler Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkarken borsa endeksi rekor tazeledi, faizler ve risk primi geriledi, kredi notu yükseldi. Enflasyon ise 14 aydır aralıksız düşerek son 44 ayın en düşük seviyesine indi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen program, kamu maliyesinde disiplin ve tasarruf anlayışıyla desteklenirken, cari dengede de yapısal iyileşme sağlandı. Depreme yönelik yatırımlar için milyarlarca liralık kaynak aktarılmasına rağmen bütçe disiplini korunarak faiz dışı harcamalarda tasarruf elde edildi.
KAZANIMLAR ARTTI
Elde edilen bu kazanımlar, yalnızca kısa vadeli piyasa göstergelerinde değil, aynı zamanda uzun vadeli yapısal dönüşüm hedeflerinde de önemli bir başarıya işaret ediyor. Türkiye, sanayi, yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan reform süreciyle kalıcı cari fazla veren ve sürdürülebilir büyümeyi esas alan güçlü bir ekonomik yapıyı inşa etme yolunda ilerliyor.
Türkiye’nin ekonomik açıdan tarihi dönemeçte olduğunu vurgulayan piyasa ve reel ekonomik görünümü verileri ise şöyle:
PİYASALAR AÇISINDAN BAKILDIĞINDA:
-Merkez Bankası’nın brüt rezervleri tarihi zirvesine çıktı.
-Borsa’da şirket değerleri arttı, borsa endeksi tarihi zirvesine çıktı.
-Gösterge faiz, tepe değerine göre 900 baz puana yakın düştü.
-Dolar cinsi tahvil faizlerimiz de düşüyor.
-CDS’ler programı uygulamaya başladığımızdan bu yana 436 baz puan düştü.
-Türk Lirası’na güven arttı, Kur Korumalı Mevduat hesaplarından çıkış devam etti.
-Türkiye’nin kredi notu arttı.
REEL EKONOMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE:
-Enflasyon 14 aydır aralıksız düşüyor.
-Kamuda harcama disiplini ve tasarruf devam ediyor.
-Cari açıkta yapısal iyileşme sürüyor.
PİYASA GÖRÜNÜMÜ
1. MERKEZ BANKASI REZERVLERİ REKOR SEVİYEYE ÇIKTI
Program öncesi dönem olan 26 Mayıs 2023 tarihinde 98,5 milyar dolar olan brüt rezervlerimiz, 15 Ağustos 2025 itibarıyla 176.5 milyar dolara çıktı.
Bu tutar Cumhuriyet tarihi rekoru olarak kayıtlara geçti.
Yaşanan iç ve dış şoklar başarıyla yönetildi. Mayıs başından bu yana rezervlerimizdeki artış 38 milyar dolar oldu.
2. BORSA’DA ŞİRKETLERİN DEĞERİ ARTTI, BORSA ENDEKSİ TARİHİ ZİRVESİNE ÇIKTI
Haziran başında 9,000 seviyelerinde olan BİST-100 endeksi, 22 Ağustos 2025 piyasa kapanışı itibarıyla 11,340 seviyesine ulaştı.
Bu seviye endeksin bugüne kadar gördüğü en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.
3. GÖSTERGE FAİZ DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR
Hazine’nin gösterge faizi (2 yıllık iç borçlanma faizi), tepe değerine göre 900 baz puana yakın düştü.
4. DOLAR CİNSİ TAHVİL FAİZLER DE DÜŞÜYOR
10 yıllık dolar cinsi tahvil faizi yeniden yüzde 7’nin altına geriledi.
5. TÜRKİYE’NİN RİSK PİRİMİ (CDS) DÜŞÜYOR.
Ülkemizin risk pirimi 703 baz puan seviyesinden, 267 baz puana düştü.
Böylece program döneminde CDS seviyemizdeki düşüş 436 baz puan oldu.
ize benzer gelişmekte olan ülkelerdeki CDS düşüşü ise aynı dönemde 49 baz puan olarak gerçekleşti. CDS’teki düşüş sayesinde yurtdışı borçlanma maliyetlerimiz azaldı.
5. KUR KORUMALI MEVDUAT HESAPLARINDAN ÇIKIŞ DEVAM EDİYOR
Ağustos 2023’te yaklaşık 144 milyar dolarla en yüksek seviyesini gören kur korumalı mevduat (KKM) bakiyesi, 15 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla 11 milyar dolara geriledi.
Toplam mevduatta KKM’nin payı, aynı dönemde yüzde 26,2’den, yüzde 1,8’e geriledi.
Tüzel kişi KKM hesapları için yenileme ve açılış işlemleri 2025 yılı şubat ayında sonlandırıldı. 23 Ağustos’ta yayımlanan karar ile gerçek kişiler için de KKM hesaplarının yenileme ve açılış işlemleri sonlandırıldı.
6. TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTU YÜKSELDİ
2024 yılında 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşundan 2 kademe kredi notu artırımı alan tek ülke olduk. 26 Temmuz 2025 tarihinde ise Moody’s kredi notumuzu artırdı. Bu gelişme, art arda yaşanan tüm zorluklara rağmen, ekonomi programımızın başarısını, ekonomimizin dayanıklılığını ve doğru yolda ilerlediğimizi bir kez daha kanıtladı.
REEL EKONOMİ GÖRÜNÜMÜ
1. ENFLASYON 14 AYDIR ARALIKSIZ DÜŞÜYOR
TÜFE alt kalemleri:
Temmuz ayında hem yıllık enflasyon hem de gıda enflasyonu son 44 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti.
Temel mallarda enflasyon yüzde 20,7’ye indi. Kira enflasyonunu kalıcı olarak düşürmek için deprem bölgesinde ve ülke genelinde konut arzı artırılıyor. Enflasyon beklentileri de tüm kesimlerde iyileşiyor.
Enflasyondaki düşüşle birlikte finansmana erişim sorununu da kalıcı şekilde çözülüyor.
2. KAMUDA HARCAMA DİSİPLİNİ VE TASARRUF DEVAM EDİYOR
Deprem yaralarını hızla sarılıyor. Son 2 yılda deprem için bugünkü fiyatlarla 3 trilyon lira yani yaklaşık 75 milyar dolar harcandı.
Ancak bunu yaparken bütçenin harcama tarafında disiplinden asla taviz verilmedi. Harcama disiplini politikaları sayesinde; faiz hariç bütçe harcamalarında 2024 yılında, son 10 yıl ortalamasına göre milli gelirimizin yüzde 2,8’i kadar bir tasarruf elde edildi.
2025 Bütçe Kanunu’nda belirlenen nominal harcama tavanı, mutlak bir sınır olarak ele alındı ve bu sınırın aşılmasına kesinlikle müsamaha gösterilmedi. Hatta faiz dışı bütçe harcamalarında tıpkı geçen sene olduğu gibi, bütçe tavanının altında kalınması bekleniyor.
Kamuda tasarruf için yayımlanan genelge ile; taşıttan hizmet binasına, demirbaştan enerji kullanımına kadar pek çok alanda israf önlendi. Sonuç olarak, genelge kapsamındaki harcamalar, son 10 yıl ortalamasına göre yüzde 30 azaldı. Kiralık araçlarda ise yüzde 17 oranında bir tasarruf sağlandı.
3. CARİ AÇIKTA YAPISAL İYİLEŞME SÜRÜYOR
Cari açıkta, geçici etkilerin ötesine geçen yapısal bir iyileşme söz konusu.
2003–2022 döneminde cari açığın milli gelire oranı ortalama yüzde 3,7 seviyesindeydi. Bu dönemde altın hariç cari açık yüzde 3,1, net altın ithalatı ise yüzde 0,6 oranındaydı. 2023 yılında cari açık yüzde 3,5 oldu, ancak net altın ithalatı yüzde 2,3’e yükseldi.
2024 yılında uyguladığımız politikalar sayesinde cari açığımız milli gelire oranla yüzde 0,8’e düştü ve altın hariç cari fazla verdik. 2025’te ise Orta Vadeli Program hedeflerinin altında bir cari açıkla ve yine altın hariç fazla ile yılı tamamlamayı öngörülüyor.
Reform ajandasının merkezinde verimlilik bulunuyor. Sanayide dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm alanlarında somut adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönemde, bu reformların etkilerinin daha görünür hale geleceği bir sürece giriliyor. Amaç; küresel değer zincirlerinde daha üst sıralarda konumlanan, orta vadede cari fazla veren ve sürdürülebilirliği esas alan güçlü bir ekonomik yapı inşa etmek.
SONUÇ
Türkiye ekonomisi, uygulanan program sayesinde rezervlerden enflasyona, faizlerden kredi notuna kadar birçok alanda tarihi başarılar elde etti. Merkez Bankası rezervleri rekor seviyeye çıkarken, enflasyon aralıksız 14 aydır geriledi, piyasalarda güven tazelendi. Borsa tarihi zirvesine ulaştı, risk primi ve borçlanma maliyetleri kayda değer ölçüde azaldı.
Tüm bu gelişmeler, ekonomi programının kararlılıkla ve disiplinle hayata geçirildiğini, kısa vadeli kazanımların yanında uzun vadeli yapısal iyileşmeleri de beraberinde getirdiğini ortaya koydu. Kamu maliyesinde harcama disiplini korunurken, cari dengede kalıcı iyileşme sağlandı.
Türkiye, sanayi, yeşil ve dijital dönüşümü esas alan vizyonuyla artık sürdürülebilir büyüme ve kalıcı refah için sağlam bir zemine sahip. Gelinen noktada hem piyasalarda hem de reel ekonomide elde edilen başarılar, ekonominin dayanıklılığını pekiştirirken, geleceğe dönük güveni de güçlendirdi.