MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturması ile belediyelere yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi açıdan çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Bahçeli, terör, savaşlar, depremler, ekonomik yaptırımlar ve jeopolitik risklerin ülke ekonomisi üzerinde maliyet oluşturduğunu ifade etti.
Bahçeli, Türkiye’nin milli gelirinin 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin dolara ulaştığını belirterek, bankacılık ve sermaye piyasalarının güvenli ve istikrarlı olduğunu savundu. Bununla birlikte emekli, çiftçi, esnaf ve çalışanların çeşitli sorunları bulunduğunu ve bunların giderilmesi gerektiğini söyledi.
“Yolsuzlukların faturası kamuoyuyla paylaşılmalı”
Belediyelere yönelik soruşturmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.
Bahçeli, soruşturma ve dava süreçlerinin devam ettiğine dikkat çekerek, kamuoyuna yansıyan iddiaların ciddi şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti. Belediyelerin kamusal bir emanet olduğunu belirten Bahçeli, ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlardaki çıkar ilişkilerinin yalnızca ceza hukuku değil, yönetişim açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu zararının yargı kararları, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle ortaya konulması gerektiğini belirten Bahçeli, tespit edilen kamu zararlarının geri alınarak emekli ve dar gelirli vatandaşların refahı için kullanılmasını savundu.
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirme
Fon soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelerin ise finansal piyasaların güveni açısından ele alınması gerektiğini belirten Bahçeli, yetkili kurumların soruşturma kapsamında gerekli adımları attığının anlaşıldığını söyledi.
Bahçeli, finansal sistemin güven üzerine kurulu olduğunu belirterek, piyasalardaki manipülasyon iddialarının yalnızca yatırımcıların uğradığı zararlarla sınırlı kalmayıp finansal sisteme yönelik güveni de etkileyebileceğini ifade etti.
Yüksek enflasyon ortamında vatandaşların tasarruflarının satın alma gücünü korumaya çalışmasının doğal olduğunu belirten Bahçeli, fonların yönetimi sırasında bilgi sızdırma, piyasa bozucu işlemler, manipülasyon, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi hukuka aykırı eylemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, finansal piyasalardaki sorunun yalnızca kurallarla değil, gözetim ve denetim uygulamalarıyla da ilgili olduğunu savunarak hukuki, idari ve yapısal tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti.
“Her siyasi partinin her şeyden önce Türkiye demesi”
Bahçeli, siyasi partilerin yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları karşısında Türkiye’nin çıkarlarını öncelemesi gerektiğini belirtti. Yaşanan gelişmelerin toplumsal güven açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, yolsuzluk ve kayırmacılık gibi sorunların yapısal nedenlerinin araştırılması ve kalıcı çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.
Adalet, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi ile tarafsız ve bağımsız yargı ilkelerine vurgu yapan Bahçeli, güçlü bir kurumsal kapasite oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti.
Bahçeli, yolsuzluk, rüşvet, kamu malının istismarı ve benzeri suçların, suç isnadında bulunulan kişinin kimliğine bakılmaksızın hukuk çerçevesinde soruşturulması gerektiğini belirterek, “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin somut bir reform programına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.