Garanti BBVA, 20-27 Eylül tarihlerinde gerçekleşen New York İklim Haftası boyunca, küresel iklim ve sürdürülebilirlik gündeminin ele alındığı farklı platformlarda yer aldığını bildirdi. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ve BBVA Sürdürülebilirlik Direktörlerinden Antoni Ballabriga ve Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü İrem Barzilay, hafta kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, konferans ve üst düzey yuvarlak masa toplantılarına katılarak deneyim ve görüşlerini paylaştı; Küresel gelişmeleri, Türkiye’nin ve finans ekosisteminin sürdürülebilir dönüşüm sürecini ve COP31’e giden süreçte öne çıkan başlıkları uluslararası paydaşlarla değerlendirdi.
New York İklim Haftası ve eş zamanlı düzenlenen 19’uncu Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Türkiye’nin sürdürülebilir yatırım potansiyeli ve dönüşüm süreci uluslararası paydaşlarla ele alındı. Antalya’da kasım ayında gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iklim gündeminde hedeflerin ötesine geçilerek uygulamanın hızlandırılması gerektiği vurgulandı.
Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın liderliğinde düzenlenen enerji konulu yuvarlak masa toplantısında Türkiye’nin enerji dönüşümü, enerji güvenliği ve bu alanlardaki yatırım gündemi uluslararası paydaşlarla değerlendirildi.
COP31 İş Forumu Danışma Kurulu’na katılan Garanti BBVA yöneticileri de iş dünyasında dönüşümün hızlandırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir yatırımların ölçeklendirilmesine yönelik önceliklerin COP31 gündemine taşınmasına katkı sundu.
“HEDEF KOYMANIN ÖTESİNE GEÇİP UYGULAMAYI HIZLANDIRMAK GEREKİYOR”
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, iklim dönüşümünde finansmanın etkisinin yalnızca rakamlarla değil, bu finansmanla hayata geçirilen yatırımlarla ölçülmesi gerektiğini belirtti.
COP31 öncesinde hedeflerden uygulamaya geçişin önem kazandığını ifade eden Akten, finansman rakamlarının arkasındaki yatırımların ve dönüşüm süreçlerinin gerçek etkiyi gösterdiğini söyledi.
Akten, sürdürülebilir dönüşümde finans sektörünün rolünü daha iyi anlamak ve anlatmak amacıyla deneyimlerini paylaşmaya önem verdiklerini belirterek sürdürülebilir finansman, temiz enerji, elektrifikasyon, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve altyapılar, tarım ve biyoçeşitlilik alanlarında uygulanabilir çözümler geliştirmek için kamu, özel sektör, yatırımcılar, akademi ve sivil toplumla iş birliğini sürdürdüklerini ifade etti.
BBVA’DAN SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIM VURGUSU
BBVA Kurumsal Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Küresel Başkanı Javier Rodriguez Soler, New York İklim Haftası’nın COP31 öncesindeki hazırlıklara katkı sağladığını belirterek hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çekti.
Finans sektörünün sermayeyi harekete geçirerek projelerin finansman açısından uygulanabilir hale gelmesine katkı sağlayabileceğini belirten Soler, yatırımların beraberinde getirdiği risklerin yönetilmesinin de sürecin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
BBVA Sürdürülebilirlik Direktörü Antoni Ballabriga ise İklim Finansmanı Üst Düzey Çözümler Diyaloğu panelinde bankaların öngörülebilir nakit akışları oluşturabilecek ulusal politika çerçevelerine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ballabriga, talep tarafını destekleyen politikalar, yükümlülükler ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının önemini vurguladı.
Ballabriga ayrıca yatırım yapılabilir nitelikte ulusal dönüşüm ve adaptasyon planlarına ve bu planları destekleyecek, izin süreçlerini hızlandıran düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
SİNEM EDİGE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN FİNANSMANINI DEĞERLENDİRDİ
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen UN Global Compact Leaders Summit’te “Temiz Enerji Dönüşümünü Hızlandırmanın Önündeki Finansman ve Politika Engelleri” başlıklı panelde konuştu.
Enerji dönüşümünün önündeki temel engelin yalnızca sermaye eksikliği olmadığını belirten Edige, sermayeyi ölçekli biçimde çekebilecek yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi ve bunların doğru finansman modelleriyle desteklenmesinin kritik olduğunu söyledi.
Gelişmekte olan piyasalarda yüksek finansman maliyetleri, kur riski, düzenleyici belirsizlikler ve altyapı kısıtlarının projelerin finansmana erişimini zorlaştırabildiğini ifade eden Edige, bankaların rolünün yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirtti.
Edige, bankaların doğru vade ve sermaye yapısını oluşturmak, riskleri yönetmek, gerektiğinde garanti ve kalkınma finansmanı mekanizmalarını devreye almak ve projeleri uygun sermaye kaynaklarıyla buluşturmak yoluyla yatırım yapılabilirliğe katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları, sanayi kapasitesi ve Avrupa değer zincirleriyle bağlantılarının güçlü bir yatırım zemini sunduğunu belirten Edige, Garanti BBVA’nın EBRD, MIGA, GGF ve EFSE gibi kurumlarla geliştirdiği finansman ve risk paylaşımı mekanizmalarının yerel piyasa bilgisi ile uluslararası sermayeyi bir araya getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının düşük karbonlu yatırım akışının kalıcı hale getirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Edige, Garanti BBVA ve BBVA’nın COP31’in Küresel Bankacılık Partnerleri olarak özel sektör, kalkınma kuruluşları ve yatırımcıları yatırım yapılabilir projeler, sürdürülebilir ve geçiş finansmanı yapıları ile hedefli risk paylaşımı mekanizmaları etrafında bir araya getirmeyi hedeflediğini belirtti.